@Melikebaran
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır...
Kadın
Bursa
11.09.18 tarihinde katıldı.

Dalgın Gözler

HikayeHayat

Gözleri dalmış küçük bir kız var bankta. Öylece bakıyor uzaklara. Kim bilir ne sebep oldu böylesine düşünceli bir hâl almasına... O saflığı ve masumiyeti gözlerinden okunuyor adeta.
Yanına oturdum. Merhaba dedim. İlk önce yüzüme baktı uzunca. Sonra biraz geri çekildi, bana yaklaşma dercesine. Önümüzden geçen baloncudan bir balon aldım ve verdim ona. Balonu eline aldı, teşekkür etti. Birden balonu elinden bıraktı. Dedi ki:
- Bak, annemle babam da böyle uçtular ve yok oldular. Birazdan bu balon da gökyüzünde kaybolacak. Bir daha hiç gözükmeyecek, onlar gibi...
Gözlerim yaşla doldu, başını okşadım. Bana, senin annen baban var mı diye sorduğunda, evet demeye dilim varmadı. Ama cevap verdim. Nasıl bir duygu olduğunu, annemle babamın beni sevip sevmediğini sordu. Gözyaşlarımı sildim, kendimi topladım. Yüzünü ellerimin arasına alıp hüzün dolu gözlerine baktım ve onları nasıl kaybettiğini anlatmasını istedim.
Annesi onu dünyaya getirirken vefat etmiş. Kurtarılamamış... Babası da çalışıyorken onun doğum haberini almış, hastaneye giderken heyecandan ve aceleden kendisine doğru gelen kamyonu görmemiş, kamyonun altında kalmış. Hayata gözlerini yummuş...
Kendisini bildi bileli bir yetimhanede kalıyormuş. Onun ailesi, yanındaki arkadaşları olmuş. Anne ve baba sevgisini hiç tatmamış bir çocuk... Anne ve babasının hikayesini anlatan yetimhane müdürü, şu önemli detayları da anlatmış ona:
- Annen ve baban çok istemelerine rağmen çocuk sahibi olamamışlar. İkisi de uzun süre tedavi görmüş. Sonunda tedavi olumlu sonuçlanmış. Annenin hamileliği çok zor geçmiş. Fakat seni kucağına alacağı günün hayali ve özlemiyle sabretmiş, var gücüyle dayanmış. Baban da aynı şekilde, hem maddi hem manevi güçlüklerle boğuşurken, annenin yanından bir an olsun ayrılmayıp en büyük destekçisi olmuş. Bu süreci beraberce başarılı bir şekilde atlatmışlar. Ama ne yazık ki, seni kucaklarına alamamışlar. Onlar seni daha doğmadan çok sevmiş, sana sahip olabilmek için varlarını yoklarını ortaya koymuşlar yani senin için çok emek harcamışlar. Onlarla kucaklaşmana kader izin vermedi. Ama sen emin ol, onlar seni çok sevdi ve çok seviyorlar...
Çocuk, bunları söyledikten sonra gözlerinden yaşlar süzüldü. Ne diyeceğimi bilemez halde gözlerinin içine bakarken bana dedi ki:
- Keşke ağlamak, onları geri getirmeye çözüm olabilseydi. Her an, durmadan ağlardım, koca bir göl oluştururdum.
Cebinden bir resim çıkardı ve bana göstererek:
- Bak, bu resim onlardan bana kalan tek şey... Onlara benziyor muyum?
Resme baktım. İkisine de çok benziyordu.
Ona:
- Evet, çok benziyorsun, küçüğüm. Ama...
- Ama ne?
- Bahtın benzemesin...
Çocuk gülümsedi. Resmi öptü, cebine koydu.
Gözlerimin içine bakarak şunları söyledi:
- Bir çocuğa sahip olabilmek için canları pahasına her şeylerini ortaya koyan ve çok emek harcayıp, sıkıntı çeken anne babanın çocuğu olmayı, çocuk sahibi olabildiği halde onu istemeyerek doğduğu zaman ortada bırakan anne babanın çocuğu olmaya tercih ederim. Bahtımın benzememesi konusuna gelince; çocuğunu dört gözle bekleyip daha doğmadan onu çok seven bir ebeveyn olmayı, çocuğunu istemeyip doğduktan sonra da hiç acımadan onu yalnızlığa terk eden bir ebeveyn olmaya tercih ederim...